duyguji

But let there be spaces in your togetherness
and let the winds of the heavens dance between you. Love one another but
make not a bond of love:
let it rather be a moving sea
between
the shores of your souls.
— Khalil Gibran

In fact, we are all perfect =)

(Source: arilumiere)

Yoga By Equinox (by equinox)

Kış Dönümü / Winter Solistice

/p by Wendy L. Wilkerson

Bugün 21 Aralık Kış Dönümü, güneş ışıkları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir. Kuzey yarıkürede günler uzamaya, güney yarıkürede kısalmaya başlar. Bu tarih bazı ülkelerde kuzey yarıkürede kışın, güney yarıkürede yazın başlangıcı sayılır. Bununla beraber bazı ülkelerde de yazın veya kışın tam ortası kabul edilir.Güney yarıkürede en uzun gün,Kuzey yarıkürede en uzun gece yaşanır.

Bu göndönümü hayatımızı, kendimize karşı olan sorumluluklarımızı, gücümüzü, yeteneklerimizi, amacımızı, sağlığımızı ve yaratıcılığımızı  kutlama zamanıdır.

Bu kutlamayı engelleyecek ne varsa kağıda yazın ve seramoni eşliğinde yakın.
Nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı ve kiminle olduğunuzu fark edin. Nasıl hissediyorsunuz? Beğenmiyorsanız, değiştirin.
Olayları kontrol ve yönetmeye çalışmadan, hareket etmesine, değişmesine ve açığa çıkmasına izin verin.
Niyetlerinizi doğru ettiğinizden emin olun ve kenara çekilerek oluşmasına izin verin.

***

Winter Solstice is Wednesday, December 21. This solstice is a time to celebrate your life, your responsibility to yourself, your power, your talents, your purpose, your vitality and your inspiration. Make a list of everything that stands in the way of this celebration and burn it with ceremony. Take note of where you are, what you are doing and who you are with. How is it? If you don’t like it, change it. Since we are in an accelerated time, allow things to move and shift and manifest without the need to control or micromanage. Trust that your intentions are well set and step aside to allow them to manifest.

Kaynak/Source: Wikipedia & School of Shamanism

wolfdancer:

Yes You Are

wolfdancer:

Yes You Are

Om veya Aum nedir?

Yoga hakkında biraz okuyan veya bilgi sahibi olan bir kişinin ilk karşılaştığı sembol “om” dur. Yoga seanslarında kullanılan ilk mantra “Om” dur. Her zaman bir soru işareti olarak kalmıştır bu sembol ve mantra. Nedir Om?
Yoga’ya 2001 senesinde başladıktan birkaç ay sonra yeni bir yoga eğitmenine gitmeye başlamıştım. Çok bilgili biriydi. Evinin üst katında Yoga yapıyorduk. Huzurluydum, mutluydum. İşten çıkar çıkmaz haftada bir arabama atlayıp hocamın evinin yolunu tutuyordum. İçimde merak da vardı tabii ki. O kadar heyecanlı ve bilgiye açtım ki, çevremdeki herşeye dikkat etmeye çalışıyordum. Buda heykeli, tütsüler, fonda çalan rahatlatıcı müzik. Kimse birbiri ile konuşmuyor, kimse birbirine bakmıyor ama benimki merak işte, “yanımdaki ne kadar esnek, ben ne kadar esneğim”, “Hoca beğendi mi acaba yaptığım hareketi” gibi abuk sabuk düşünceler. Abuk sabuk ama çoğumuzun halen içine düştüğü bir tuzak bu aslında. Kardeşim sustur zihnini yoga yapmana bak, sanane elalemden diyorum ama ara sıra yenik düşüyorum yine. Günlerden bir gün yoga yaptığımız yerde hocamız bir poster asmış. Üzerinde kocaman bir Om sembolü. Görüyorum bu sembolü ama nedir bilmiyorum. Merak ediyorum. Hoşuma gidiyor. Farklı bir çekiciliği var. İnsanlar takılarını takıyor, t-shirtlerini giyiyor. Acaba ne, acaba ne? En sonunda merakıma yenik düşüyorum ve hocama soruyorum. “Hocam nedir bu sembol?” Hiç düşünmeden cevap veriyor, “Daha çok erken öğrenmen için”. İçimde bir kuşku, bir kuruntu, ben acaba bir tarikata mı geldim, neden bu kadar gizli, neden öğrenemiyorum. O gün bugündür araştırıyorum. Yazılan çizilen hiç bitmiyor. Üzerine fazla konuşulmaz, hani denir ya “Anlatılmaz, yaşanır” işte bu Om böyle birşey.
Bulduğum her yazıyı okumaya çalışıyorum ama dediğim gibi sonu yok fakat anlatılacak da fazla birşey yok. Nacizane bilgilerimi sizinle paylaşmak istiyorum.
Om veya Aum şeklinde çeşitli yerlerde karşımıza çıkar. Aslında yazılışı Om’dur fakat O harfi Sanskritçe’de AU sesi olarak söylenir. Bu sebeple internette arandığında her iki yazılışı ile de karşımıza çıkmakta.
Om hecesi pek çok metinde yer alır. Upanishadlar’da Mandukya Upanishad tamamen Om üzerine yazılmıştır.
1. Bütün bu dünya Om hecesinden ibarettir. Onu şöyle açıklarız: Geçmiş, bugün ve gelecek. Herşey sadece Om’dur. Bu üç zaman parçasından fazlası da Om’dur.
2. Aynı şekilde, herşey Brahma’dır. Bu Atman denilen öz Brahma’dır. Atman’ın dört yönü vardır.
3. Birinci yön, dıştan kavrayan ve yedi uzuv, on dokuz ağızla büyük nesnelerden zevk sağlayan uyanık yaşam alanındaki Vaişvanara’dır.
4. İkinci yön, içten kavrayan ve yedi uzuv, ondokuz ağızla ince nesnelerden zevk sağlayan uyuyan yaşam alanındaki Taicasa’dır.
5. Uyurken rüya görmeyen, hiçbirşey hissetmeyen kişi, derin uykuda demektir. Üçüncü yön, tatların birleştiği, hazla dolu ve hazdan zevk alan, belirsiz çoklukları kavrayan ve belirli kavrayışların yolunu açan Pracna yaşam alanıdır.
6. Bu, onları bilen,onları içten kontrol eden, onların kaynağı olan, onları başlatan ve çözen Tanrı’dır.
7. Dördüncüsü ne içten ne de dıştan kavranan, ne uyku ne de uyanıklıkla kavranan, ne belirsiz bir kavrama yığını ne de ortak bir kavrama veya kavramama değildir; bilge kişi böyle söyler. O görülmeyen, ilişkisiz, kavranamaz, anlaşılamaz, hayal edilemez, tarif edilemezdir. O bilincin her durumuna uyan kendini kavramış bir özdür. Tüm olgular onda biter. O huzurdur, o mutluluktur, o ikiliksizliktir. Bu Atman’dır ve onu kavramak mümkündür.
8. Atman, Om hecesi tek bir hece olduğunda onunla özdeştir. Om hecesi parçalardan oluştuğunda ise Atman’ın yönleri parçalarla, parçalar yönlerle özdeştir. Om’un parçaları A, U ve M’dir.
9. Alanındaki uyanma durumunda Vaişvanara Om hecesinin ilk parçası A’dır. Çünkü bunların ikisi de her şeyi saran ve bir başlangıcı olandır. Bunu bilen kişi her isteğine kavuşur ve ilk olur.
10. Alanındaki rüyalı uyku durumunda Om hecesinin ikinci parçası U’dur; o yüksek ve arada olandır. Bunu bilen bilgisini yükseltir ve dengede olur. Ailesinde doğup da Brahma’yı bilmeyen olmaz.
11. Alanı derin uyku durumunda Om hecesinin üçüncü parçası M’dir; o diğerlerinin sınırı ve sonudur. Bunu bilen kişi bilgisiyle her şeyi ölçer ve her şeyi içine alır.
12. Om hecesinin parçalanmadan görünümü dördüncüsüdür. Doğaüstü, görüntüsüz, sevecen ve ikincisizdir. Bu Om Atman’ın ta kendisidir. Bunu bilen kişi benliğiyle özüne karışır.
Praşna Upanishad’da şöyle yazar:
*Om hecesi bir destektir;onu bilen huzura, güvene, ölümsüzlüğe ve korkusuzluğa kavuşur.
Katha Upanishad içerisinde bir bölümde şöyle yazar:
1. Bütün Vedaların naklettiği, bütün çileciliklerin gereksinim duyduğu, dinsel öğrencilik yaşanyanlara elzem olan sözcüğü sana açıklıyorum: Bu sözcük Om’dur.
2. Bu hece gerçekten de Brahma’dır!Bu hece gerçekten de en yücedir! Bu heceyi bilenin her isteği yerine gelir!
3. O en iyi dayanaktır. O en yüce dayanaktır. Bu dayanağı bilen, Brahma dünyasında mutlu olur.
  • Om sembolü, Brahman’ı temsil eden kutsal hecedir. (Brahman, Hint felsefesi geleneğinde, hem içkin hem de aşkın olan, hem evrende ve hem de kendisinde varolan en yüksek varlığa kendisiyle birleşmenin nihai ve en yüksek hedef olarak addedildiği dünya ruhudur.)
  • Hindu geleneğine göre Om hecesi Tanrı’yı simgeler. Om hecesi içten veya sesli tekrarlandığında Tanrı anılır. Om Tanrı’nın görünen ve görünmeyen yüzüdür.
  • Pranava olarak bilinir. “Prana” nefes, “van” yayılmaktır. “Yaşamımıza, nefesimize yayılan” demektir.
  • Hint mitolojisinde Om hecesi Trimurti’yi (Tanrı üçlemesini) simgeler. Koruyucu Vishnu, yaratıcı Brahma ve yok edici Şiva.
  • Om hecesi geçmiş, şimdi ve gelecektir.
  • Hinduizm’de her yeni doğan bebek kutsanır ve dilinin üzerine bal ile Om sembolü yazılır. Bu şekilde her hintli hayata bu sembol ile başlar.
  • Hinduizm’de günlük hayatta da bu sembol kullanılır. Mektupların başında hatta her cümlenin başında Om sembolü yer alır. Hatta çoğu kişi kolye olarak üzerinde Om sembolünü taşır.
  • Om sadece bir kelime veya hece değil din, dil ve ırk ayrımını dahi aşan bir ses ve tınıdır.
  • Om hecesinin bütün seslerin özü olduğu söylenir. Tüm sesler bu titreşimden meydana gelmiştir. Hatta internetten araştırmalarım sonucu ulaştığım birkaç metinde dünyanın oluşumunda çıkan patlama sesinin de Om ile aynı titreşimde olduğu yazmaktadır.
  • Om hecesi 4 ögeden oluşur. A, U, M ve sessizlik. Om hecesi sessizlikten doğar ve sessizlikte biter.
  • Om evrensel bir kelimedir. Farklı dinlerde benzer söylenişleri vardır. Amin, amen gibi.
  • Om hindu ayinlerinde dua ve meditasyonların başında ve sonunda söylenir.
  • Om zihnin 4 evresini içerir. Uyanıklık, derin uyku, turya çetan (Transandantal evre), maya.
  • A bedenin kök bölgesi, U bedenin karın bölgesi, M de kaşların ortası yani üçüncü gözdür.
  • Tibet Budizminde “Om mani padme Om” veya Tibet dilinde yazılımı ile “Om mani peme hung”, en eski ve bilinen mantradır. Mani mücevher, padme lotus çiçeğidir. Lotus çiçeği içindeki mücevher anlamına gelir. Yedi heceden oluşan bu mantra, Tibet Budizm’inde duyguların, davranışların ifadesidir.
  • Om yazılımı basit fakat anlamı karışık bir hecedir. Genelde yoga seanslarının başında ve sonunda 3 kere tekrarlanır.Yoganın özünde Om, beden, zihin ve ruhu birleştiren ve tüm evreni içeren basit ama anlamlı bir sestir.
Sessiz, sakin bir ortamda rahat bir pozda oturun ve Om hecesini 7 kere içten veya sesli bir şekilde tekrarlayın. Derin bir nefes aldıktan sonra nefes verirken A ile başlayın, U, M ve sessizlik ile bitirin. Nefesinizi mümkün olduğunca uzun sürede vermeye çalışın. 7 kere tekrarladıktan sonra gözleriniz kapalı kendinizi dinleyin. Ne kadar huzur bulduğunuza inanamayacaksınız.
Hergün bu mantrayı 15 dakika tekrarladığınızda iç huzurunuzda belirgin bir fark olduğunu hissedeceksiniz. Bu mantra size huzur verir, zihni sakinleştirir, zihni berraklaştırır, doğru düşünmeye imkan verir ve kendinizi tanımanızı sağlar.
Oluşan bu vibrasyon ile kozmik titreşime uyum sağlar ve evrensel düşünmeye başlarız.


Kaynakça :
Uphanishadlar , Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi, Sanskrit aslından çeviren: Korhan Kaya
Wikipedia Sözlük

http://blog.fudoshinankara.net sitesinden alıntıdır.

Güneş geri dönüyor! Işık geri dönüyor! Toprak bir kez daha yeniden ısınıyor! Karanlık zaman geçti ve ışığın yolu yeni günü getirdi. Bizi kutsayan ışınlarınla, Güneşin sıcaklığı, hoşgeldin…***The sun returns! The light returns! The earth begins to warm once more! The time of darkness has passed, and a path of light begins the new day. Welcome, welcome, the heat of the sun, blessing us all with its rays.

Güneş geri dönüyor! Işık geri dönüyor!
Toprak bir kez daha yeniden ısınıyor!
Karanlık zaman geçti ve ışığın yolu yeni günü getirdi.
Bizi kutsayan ışınlarınla,
Güneşin sıcaklığı, hoşgeldin…

***

The sun returns! The light returns!
The earth begins to warm once more!
The time of darkness has passed,
and a path of light begins the new day.
Welcome, welcome, the heat of the sun,
blessing us all with its rays.

Twenty years from now you will be more disappointed by the things that you didn’t do than by the ones you did do. So throw off the bowlines.
Sail away from the safe harbor.
Catch the trade winds in your sails.
Explore. Dream. Discover.
— Mark Twain
Remembering that your life or journey will one day end in death like all others should inspire you to be generous, help you see beyond the materialistic, make it easier for you to let go of ego and false pride, and allow you to appreciate the preciousness of each moment.

Reason, Season, Lifetime

People come into your life for a reason, a season or a lifetime. When you know which one it is, you will know what to do for that person..

When someone is in your life for a REASON, it is usually to meet a need you have expressed.
They have come to assist you through a difficulty, to provide you with guidance and support, to aid you physically, emotionally or spiritually.
They may seem like a godsend and they are.
They are there for the reason you need them to be.
Then, without any wrongdoing on your part or at an inconvenient time,
this person will say or do something to bring the relationship to an end.
Sometimes they die. Sometimes they walk away.
Sometimes they act up and force you to take a stand.
What we must realize is that our need has been met, our desire fulfilled, their work is done.
The prayer you sent up has been answered and now it is time to move on.


Some people come into your life for a SEASON, because your turn has come to share, grow or learn.
They bring you an experience of peace or make you laugh.
They may teach you something you have never done.
They usually give you an unbelievable amount of joy.
Believe it, it is real. But only for a season.


LIFETIME relationships teach you lifetime lessons,
things you must build upon in order to have a solid emotional foundation.
Your job is to accept the lesson,
love the person and put what you have learned to use in all other relationships and areas of your life.
It is said that love is blind but friendship is clairvoyant.


Thank you for being a part of my life,
whether you were a reason, a season or a lifetime.

/source s. My Way